TR Doktor

Çocuğum Neden Söz Dinlemiyor?

Sesli Oku

Sevgili anne/baba çocuğunuz istediğiniz davranışları göstermiyor olabilir. Çocuğunuzdan otur dediğimde otursun, koşmasın, zıplamasın, yerinde dursun, soru sormasın gibi davranışları bekliyor olabilirsin. Unutmamamız gereken çocuğun keşfetme, merak etme, enerjisini harcama isteğini karşılaması gerektiğidir. 

Çocuklar yetişkinler gibi ruhsal doyumları için “biraz kitap okuyayım, biraz spor yapayım, müzik dinleyeyim “ düşüncelere sahip değiller. 

İşte bu yüzden sevgili anne/baba dünyayı keşfetme, etrafında olan bitenleri anlayabilmek için deneme yanılma yöntemini kullanırlar. Nesneleri yere atarlar, sesini dinlerler, tadına bakmak için ağzına götürebilirler. Bu evreler çocuğun keşif sürecini oluşturuyor. Bu süreçte karşı tarafın;

“ Aaaa annecim atma! , sakın elleme! Buraya dokunma! Koşma! Onu ağzına götürme! “
Şeklinde verdiği olumsuz mesajlar çocuğun öğrenme sürecini veya ruhsal doyumunu yarıda kestiği ya da engellediği için çocuk ve ebeveyn arasında yeni bir kriz oluşturuyor. Bu durumda sevgili anne/baba çocuğun elindeki nesneyi çekip almak yerine;

“Bak yavrum bu bardak, bardakla su içilir. Hadi su içelim. Bardağı yere atarsak kırılabilir. O yüzden bardağı yavaşça yerine koyalım kırılmasın. “ 
Veya “Cam bardağı yere atarsak kırılabilir, karton veya plastik bardağı atabilirsin onunla oynayabilirsin. “ Bu şekilde seçenek sunabilirsiniz. Seçenek sunmanız hem krizi kolay yolla engelleyebilir hem de seçenekleri siz koyduğunuz için çocuk yapmasını istediğiniz iki davranıştan birini yapmış olur.
Çocuğunuzun sevdiğiniz veya istediğiniz davranışlarını tekrarlamasını istiyorsanız sözel övgüler kullanmalısınız. Uygun davranışa devam etmesi için davranışın olumlu olduğunun farkına varmalıdır.
• Olumlu sözel övgüler; “Bugün benimle çok güzel oynadın, çalıştın, zaman geçirdin “ vs.
• “Yemeğini paylaşman çok hoşuma gitti “ 
• “Oyuncaklarını ve odanı topladığın için teşekkür ederim. “
• “Annene yardımcı olman ne güzel “ vs.
Yukarıda günlük yaşamda kullanabileceğiniz örnek kalıplar verilmiştir. Bunları kendi yaşantınıza göre uyarlayabilirsiniz.

Sevgili anne/baba evinizde çocuğunuzun özgürce oynayabileceği bir alan var mı ?
Bu çok önemli bakın kendine özel odası var mı demiyoruz, Özgürce oynayabileceği alan var mı?

Peki, bu ne demek?
Çocuğunuzun özel odası olabilir. Bu oda da özgürce oynayabiliyor mu? İstediği gibi oyun kurabileceği, gürültü çıkarabileceği, etrafta dokunmaması gereken, güvenliğini tehdit edecek bir nesne bulunmayan, kırılıp dökülünce sorun olmayacak bir alandan bahsediyorum sevgili anne/baba.

Çocuğun özgürce oynayabileceği bir alan düzenlemek size yardımcı olur böylece çocuk evin başka bölümlerin yapmaması gereken davranışları öğrenir.
Ayrıca eğer ev ortamında çocuğunuzu yapmaması gereken bir davranışı yaparken görürseniz (çekmeceleri karıştırma, özel eşyalarınızla oynama vs.) çocuğunuzu ona daha eğlenceli, ilgisini çekebilecek bir alternatif sunmadan engellemeniz size 
• Ağlama
• Öfke nöbeti
• Kızgınlık
Şeklinde tepki göstermesine neden olacaktır. Sakin bir şekilde o esnada ilgisini çekebilecek bir alternatif sunarsanız, genellikle çocuklar bunu kabul edecektir.
Sevgili anne/baba sizler yapacağınız işleri planlarken kendinizi nasıl hazırlıyorsanız çocuğunuzu da bir sonraki değişikliklerden haberdar etmelisiniz. Olası değişiklikleri çocuğunuz ile paylaşırsanız daha az davranış problemleri ile karşılaşırsınız 
“Örn. Birazdan Yemeğe oturacağız. “ , “Beş dakika sonra uyku zamanı “ Olaylar gerçekleşmeden önce çocuğunuz durumdan haberdar olursa uyum sağlaması daha kolay olacaktır.
Görmezden Gelme: Çocuğunuz istemediğiniz bir davranışta bulunduğunda dikkatinizi çocuğa yöneltmemeniz anlamına gelir. Görmezden gelme problem davranışın azaltılmasında kullanılabilecek en etkili yöntemdir. Ama her çocuk için aynı etkiyi göstermeyebilir. Çocuğumuzun davranışını yönetebilmek için;
• Uygun davranışını ödüllendirmelisiniz
• Uygun olmayan davranışla ilgilenmeyin, tepki vermeyin(görmezden gelin)
• Davranışa yönelik tutumlarınızda kararlı ve tutarlı olmalısınız.
Bu noktalar dışında davranış sonrası olaylar o davranışın tekrar ortaya çıkıp çıkmamasında etkilidir.

Görmezden gelme yöntemi; Ağlama
Şikâyet
Öfke nöbetleri davranışlarında önemli rol oynar.
Fakat çocuğunuzun başka birine saldırması, zarar vermesi kendisini caddeye atması gibi riskli eylemlerde işlevsel değildir. Eğer problem davranış çocuğu ve çevresindekileri tehlikeye atabilecek potansiyeldeyse bu yöntemi kullanmayınız.
Örnek: Eğer çocuk bağırarak veya ağlayarak devamlı istediği bir şeyi elde etmişse bu davranış yeniden ortaya çıktı zaman ilk defa görmezden gelmeniz, ağlamanın veya öfkenin şiddetini arttırabilir. Bu yöntemin her zaman işe yaradığını öğrenmiş bir çocuğun ilk görmezden gelme durumunda ağlamasını, bağırmasını, öfke şiddetini arttırarak sonuna kadar elde etmeyi beklediğini göreceksiniz. Sevgili anne-baba bu durumda kararlılığınızı ve tutarlılığınızı bozmamanız en önemli noktadır.

Çocuklar gelişimleri boyunca yaşamlarında diğer çocuklarla problemler ve çatışmalarla karşılaşabilirler. Bir kişinin amacına ulaşma çabaları bir başkasının amacına ulaşma çabalarını engellediği, ketlediği ya da sınırladığı durumlarda çatışma söz konusudur.

Saldırgan çocuk, ruhsal sorunları nedeniyle, yaşıtları ve genel olarak çevresiyle uyumlu ilişkiler kuramayan çocuktur. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Kuralları çiğner ve sık sık ceza görür. Davranışından utansa bile yinelemekten kendini alıkoyamaz. Cezalardan hiç etkilenmez veya bir süre etkilenmiş görünür.
Saldırgan çocuk, temelde güvensiz çocuktur. Çevreden iyi bir davranış beklemediği için, ilk tepkisi saldırmak olur. 
Aşırı saldırgan çocuk aynı zamanda doyumsuz ve sevilmediğine inanan çocuktur. Başka bir deyişle özsaygı azdır. 
Çocuğun kabul edilmez davranışını gidermede hedefimiz ona otokontrol kazandırıcı ve şiddet içermeyecek bir şekilde müdahale etmek olmalı. Çünkü disiplinin amacı, cezalandırmak değil, çocuklara kendini kontrolü öğretmektir. Çocuklar çevrelerindeki kişileri gözlemleyerek nasıl davranmaları gerektiğini öğrenirler.

Aslında var olan saldırganlık yok olmaz veya tümüyle bastırılmaz, ancak biçim değiştirir.
Beden gücünün kavgada değil, spor alanında yarışmaya araç olarak kullanılması, yararlı dönüşüme bir örnektir.
Ortaya koyduğu işle, başarısıyla yöneticiliğiyle üstün gelme duygusuna doyum sağlar. 
Saldırganlığı oyuna dönüştürebilmeniz için 3 oyun önerisi: 

1. Puan Toplama: Çocuğunuzla bir anlaşma yapın. Sinirli bir tepki verebileceği durumda gözlerini kapatsın ve güzel bir şeyler hayal etsin. Mesela yaptığı en son gezintiyi, yediği nefis bir dondurmayı ya da aldığı harika bir doğum günü hediyesi. Sona yeniden gözlerini açsın ve sakin bir şekilde tepki vermeyi denesin. Eğer bunu başarırsa gelip bunu size haber versin ve siz de küçük puanlar verin. Mesela duvar panosuna yapıştırılabilen bir yıldız veya herhangi bir sembol. Eğer bunun gibi on tane puan toplayabilirse çocuğunuzun küçük bir isteğini yerine getirin. 
2. Öfke Yastığı: Çocuğunuzun, öfkesini ve sinirini yumuşak bir yastık üzerinde dile getirebilir. Öfkesini göstermeye cesaret edemediği bir durum için bu öfke yastığını kullanabilir, duygu ve düşüncelerini bu şekilde ifade edebilir. Çocuğunuz ayrıca, başkaları ile bir problem yaşamadan da öfke yastığı üzerinde kendi öfkesini boşaltabilir. 
3. Sabır taşları : Yeşil veya kırmızı küçük boyanmış taşlar olabilir. Çocuğunuz bunu sürekli olarak yanında taşımalıdır. Öfkelenmeye başladığı durumlarda bu duygularını, taşların yardımı ile ifade edebilir. O zaman arkadaşları ya da kardeşleri, ortada dikkat edilmesi gereken bir durum olduğunu anlarlar ve belki bu durum hakkında bazı sorular sorabilirler. Böylece olayı yumuşatmış ya da kavgayı önlemiş olurlar. 
Çg.Uzm.Ayşenur KARAASLAN

Diğer İlgili Makaleler