TR Doktor

Jinekolojik kanseri testleri gerekli mi

Op. Dr. Mahmut GÜDEN
Özel Medical Park Tarsus Hastanesi

Anahtar Kelimeler:

rahim kanseri testlerirahim kanserleri

Sesli Oku

 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Op. Dr. Mahmut GÜDEN

Medical Park Tarsus Hastanesi

 

Jinekolojik kanserlere karşı yılda bir kez test yaptırın

 

Kanser dünyada ölüme en fazla yol açan ikinci hastalık olma özelliğini korurken jinekolojik kanserlerde de artış gözlenmektedir. Örneğin her yıl ülkemizde 2 bin kadına yumurtalık kanseri teşhisi konulmaktadır. Serviks (rahim ağzı), endometrium (rahim), over (yumurtalık), vajen, vulva ve tüplerde görülen kanserlerden oluşan jinekolojik kanserlerden korunmak için yılda bir kere kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması ve test yaptırılması önerilmektedir. Böylece jinekolojik kanserler henüz başlamadan ya da çok erken dönemde fark edilebilir. Hiçbir şikayet olmasa bile bu muayenenin yaptırılması hayati önem taşır.

 

BİRÇOK RİSK FAKTÖRÜ VAR

Jinekolojik kanserlerde ortak bir neden bulunmamakla beraber endometrium (rahim) kanseri için endometrial hiperplazi (hücre çoğalması),  obesite (aşırı şişmanlık), erken adet olma (12 yaşından önce) ve geç menapoza girme (55 yaşından sonra), sadece östrojen içeren hormon replasman tedavisi alma, polikistik over hastaları, tamoksifen (meme kanseri hastalarının kullandığı bir ilaç), ailesinde meme ve barsak kanseri olanlar (Ailesel kanser sendromları), yüksek tansiyonu olanlar (HT), şeker hastalığı olanlar (DM), karın bölgesi radyasyona maruz kalanlar (RT) gibi risk faktörleri sayılabilmektedir. Serviks (rahim ağzı) kanseri için ise sigara kullanımı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar özellikle insan papillom virüs enfeksiyonu (HPV), erken yaşta cinsel ilişki, kocası çok eşli kadınlar, düşük sosyo-ekonomik durum risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Over (yumurtalık) kanseri için belirgin bir neden saptanmamakla beraber yaş, ailesel faktörler yüksek hayvansal yağ içeren diyet, pudra kullanımı gibi çevresel ve genetik faktörlerin yumurtalık kanserinde etkili olduğu düşünülüyor. Örneğin yaşam boyu bir kadının yumurtalık kanserine yakalanma riski yüzde 1,4 iken, birinci derece akrabası yumurtalık kanseri olanda yüzde 5, iki adet birinci derece akrabasında olan kadınlarda yüzde 7’ye kadar yükselmektedir.

 

BELİRTİLER FARKLILIK GÖSTERİYOR

Jinekolojik kanserlerin belirtileri tutulan organa göre farklılık göstermektedir. Rahim ağzı kanserinin belirtisi cinsel ilişki sonrası lekelenme tarzında vajinal kanama, adet miktarında ya da süresinde artış, kahverengi vajinal akıntı olarak ortaya çıkmaktadır.
İleri evrelerde bel ve kasık ağrısı, idrar yapmada güçlük ya da bacak ödemi görülebilir. Rahim kanseri erken bulgu veren bir kanserdir, menopoz öncesi ya da menopoz döneminde anormal kanamalarla belirti verir. Yumurtalık kanseri ise geç bulgu verir ve bulguları hastalığa özel değildir. Karın şişliği, ağrı, karın çevresinde artış, anormal vajinal kanama en sık görülen belirtilerdir. Geç bulgu vermesi nedeniyle yumurtalık kanseri olgularının yüzde 70’i evre 3 ve 4’de tanı konur. Vulva kanserinin en sık bulguları ise kronik kaşıntı, vulvada ele gelen kitle, ağrı, kanama ve ülserlerdir.

 

RAHİM AĞZI KANSERİ ARTIYOR

Jinekolojik kanserlerin erken tanısı için geliştirilen yöntemler sayesinde tedavideki başarı oranı da artmaktadır. Jinekoloji kanserlerden rahim ağzı kanserini son yıllarda erken tanının en çok arttığı kanser türüdür. Rahim ağzı kanserinde Pap smear testi denilen rahim ağzından dökülen hücrelerin sitolojik incelemeleriyle yapılan tarama yöntemi ile gelecekte kanserleşme potansiyeli olan hücresel değişiklikler erken dönemde tanınmaktadır. Bu lezyonların yok edilmesiyle rahim ağzı kanserinde ölüm oranında belirgin bir azalma tespit edilmiştir. Öyle ki, tek bir negatif Pap smear testi, rahim ağzı kanseri riskini yüzde 45 oranında azaltıyor. Yaşam boyu dokuz negatif Pap smear testi ise bu riski yüzde 99 oranında azaltmaktadır. Rahim ağzı kanseri için en etkin tarama yöntemi olan Pap smear testi 18 yaşın üzerinde cinsel aktivitesi olan her kadına yılda bir kez önerilmektedir. Jinekolojik kanserlerde kullanılan tarama yöntemleri rahim kanserinde çok etkili değildir. Rahim kanseri genellikle erken belirti verdiği için tanısı rahatlıkla konulabilmektedir.  Riski yüksek olan şişman, diyabetik, östrojen tedavisi gören kişilerde tarama yapılmakla beraber, tarama için transvajinal ultrasonografi, endometrial biyopsi ve ofis histeroskopi kullanılabilmektedir.

Vajinal sonografiyle ölçülen rahim içi tabakasının kalınlığı 4 milimetrenin altındaysa rahim kanseri riski çok düşüktür. Tüm jinekolojik kanserler arasında en ölümcül olan yumurtalık kanseri için etkin bir erken tanı ve tarama yöntemi ne yazık ki yoktur. Yıllık rutin muayene erken tanı için yeterli değildir. İlk kez 1980’li yıllarda tanımlanan Ca-125 tümör belirteci adlı yüzey antijeniyle yumurtalık kanserinin yüzde 80’i saptanabiliyor. Ancak menopoz öncesi döneminde Ca-125 değerleri gebelik, rahim iç dokusunun rahim dışındaki bölgelerde bulunması olarak tarif edilen endometriozis, iyi huylu yumurtalık kistleri gibi birçok nedene bağlı olarak yükselebilmektedir. Ayrıca erken dönemdeki yumurtalık kanserlerinin yüzde 50’sinde Ca-125 normal olarak bulunmaktadır. Transvajinal sonografi ve Doppler ultrason ile Ca-125’in birlikte kullanımı taramanın niteliğini artırsa da rutin inceleme için yeterli değildir.

 

RİSKİ AZALTABİLİRSİNİZ

Jinekolojik kanserlerin nedenleri çok farklı olduğu için korunmada da birçok faktörü dikkate almak gerekiyor. Rahim ağzı kanserinden korunmak için cinsel yolla bulaşan hastalıklardan özellikle insan papillom virüs (HPV) enfeksiyonundan korunma ön plana çıkıyor. Üreme çağında doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, rahim ve yumurtalık kanserlerin görülmesinde belirgin oranlarda azaldığı bilinmektedir. Sigara kullanımı da rahim ağzı kanser riskini artırdığından sigaranın bırakılması hastalık riskini azaltmaktadır. Rahim ağzı kanserinin erken tanısı ve tedavisi mümkün olduğundan mutlaka her yıl belirgin bir yakınma olmasa da Pap smear testi yapılmalıdır.

Aşırı kilo alımının engellenmesi, karşılıksız östrojen alınmaması ve kanserleşme potansiyeli olan rahim hastalıklarının uygun tedavi edilmesi rahim kanserini önlemek için kullanılabilecek yöntemlerdir.
Doğum kontrol haplarının kullanılması ve ailede yumurtalık kanseri varlığında koruyucu girişimler önerilebilir. Yani yumurtalık alınabilir. Ancak bu her zaman yumurtalık kanserini ortadan kaldırmayabilir. Jinekolojik kanserlerden korunma en iyi, rutin yıllık muayenelerin ihmal edilmeden yaptırılması ile gerçekleşir.

 

Diğer İlgili Makaleler