TR Doktor

Liken Planopilaris Saç Tedavi Secenekleri

Dr. Muhammet ÖZGEHAN
TRİPAESTHETİC

Anahtar Kelimeler:

Liken planopilaris .saç dökülmesi tedavisi

Sesli Oku

Liken planopilaris birincil hedefin yeni saç çıkmasını sağlamaktan çok, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve semptom ile bulguları azaltmak olmalıdır  Buna göre klasik LPP’de en etkili tedavi seçeneklerinin, topikal ve sistemik kortikosteroidler ile oral siklosporin olduğu, ancak tedavi sonrası alopesinin büyük oranda geri döndüğü görülmüştür. Bu hastalıkta sıklıkla tercih edilen ve özellikle %10’dan fazla skalp tutulumu olduğunda ilk sıralarda kullanılması önerilen oral hidroksiklorokinin hastaların sadece %23’ünde, oral tetrasiklin/ doksisiklinin ise %36’sında iyi klinik yanıt sağladığı bulunmuştur.  Oral antimalaryaller hastaların %30’unda iyi sonuç vermiş, intralezyonel kortikosteroid uygulaması %57’sinde saç dökülmesini sınırlamıştır, topikal kortikosteroidler %93 oranında başarısız bulunmuştur. LPP’de tedavi etkinliğinin nasıl değerlendirileceği konusunda net bir fikir birliği yoktur. Bununla birlikte,  . Son yıllarda ise subjektif semptomları (kaşıntı ve yanma) ve objektif bulguları (eritem, skuam ve saç kaybı) göz önüne alarak oluşturulan Liken Planopilaris Aktivite indeksinin bu amaçla kullanılabileceği bildirilmiştir Bununla birlikte, tedaviye yanıt oranlarının yeterince objektif olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Retrospektif olması nedeniyle bizim çalışmamızda hastalara başlanan tedaviler, standart bir protokole göre belirlenmemiş, çoğunlukla klinik bulguların şiddeti ile hastalığın aktivitesine göre seçilmişti. Bu nedenle çok çeşitli kombinasyonlar uygulanmıştı. Dolayısıyla hangi tedavinin daha etkili olduğuna dair kesin bir kanıya varmak mümkün değildi. Bununla birlikte, topikal, intramusküler veya intralezyonel kortikosteroidler tedavi protokolleri içinde en çok yer alan seçenekler olmuş ve kullanan hastaların %71,4’ünde etkili bulunmuştu. Oral tetrasiklin ve oral siklosporin klasik LPP’li birer hastaya verilmiş, her ikisinde de klinik yanıt alınmıştı. Tedaviye yanıt literatürle benzer şekilde aktif dökülmenin durması, yeni lezyon oluşmaması, semptom ve/veya bulguların gerilemesine bakılarak belirlenmişti. Buna göre, tüm tedaviler göz önüne alındığında uzun süre takip edilmemelerine rağmen, hastaların %75’inde hastalığın ilerlemesi durmuştu. Sonuç olarak; LPP ilerleyici ve kalıcı saç kaybına yol açabilmesi nedeniyle etkilenen bireyleri psikososyal açıdan olumsuz yönde etkileyen bir hastalıktır. İyi bir klinik muayene ve dermatoskopik inceleme önemli ipuçları vermekle birlikte, kesin tanı histopatolojik değerlendirme ile konur. Uygun tedavi ile hastaların büyük çoğunluğunda semptomların azalması ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi sağlanabilir. 

Diğer İlgili Makaleler