TR Doktor

Osteoartrit (Kireçlenme) Hastalığının Nedenleri

Sesli Oku

Osteoartrit nedir?            

Eklemleri koruyan kıkırdak tabakada harabiyet başladığında osteoartrit hastalığının başlamış olduğu kabul edilir. Osteoartrit’te görülen inflamasyon kendi dokularına saldırma şeklinde ortaya çıkan romatoid artrit’ten tamamen farklıdır. Eklemde yıpranma ve şekil bozukluğu her zaman artrit türü romatizalardan daha hafif seyreder. Ne yazık ki hasarlı kıkırdak çoğu kez tekrar normal haline gelemez. En çok vücutta ağırlık taşıyan eklemlerde (diz, kalça, sırt, ayak) olmakla beraber diğer eklemlerde de artoza rastlanabilir. Osteoartritlerin en sık görüldüğü yerler vücutta yük taşıyan bölgelerdir. Diz, kalça, omurga buna verilecek en iyi örneklerdir.

Osteoartrit belirtileri nelerdir?            

Osteoartriti olan kişiler aşağıdaki belirtilerle karşılaşabilir.
•    Ağrı ( ilk harekete geçerken daha barizdir) Bununla beraber eklem çok yorulunca da ağrı olabilir. 
•    Eklem hareketlerinde özellikle sabahları yaklaşık 30 dakika ya da daha az süren sertlikler olur. Bu sabah tutukluğunun süresi 1 saatten fazla olursa romatoid artrit ve benzeri sendromların araştırılması gerekir. 
•    Bazı eklem fonksiyonlarında aksama olması (bunlar, çömelememe, merdivende zorlanma, kavanoz açamama ile başlarken şikayetler, giderek günlük yaşamı daha da kısıtlar hale getirir)
•    Eklemlerde şekil bozuklukları (şişlik, kemikte kistik yapılar ve büyümeler) olur. Sinovyal membran ortaya çıkan kıkırdak erozyonuna karşı tepki geliştirebilir. O zaman eklem içinde bazen aşırı derecelere kadar çıkabilen eklemde sıvı birikmeleri söz konusu olur. Kemikdeki büyümeler başlangıçta geriye dönebilir durumdayken zamanla kemikte çıkıntılar oluşmaya başladığında artık geriye dönemez ve aksine sorun giderek artar. Bu çıkıntılar bazen dev mahmuzlar haline dahi döner.

•    Osteoartritler bazen belirgin inflamasyon (kırmızılık, sıcaklık, şişlik ve ağrılı olabilir )Böyle durumlarda romatoid artrit ile ayırıcı tanının yapılması gerekir. 
•    Ağrılar çeşitli durumlarda artabilir( sabahları, gece yarısı, stres, hava değişimi, yorgunluk vb)
•    Ağrı, asıl bölgesinden daha uzaklara yayılabilir. Bir kalça ağrısı bacağa, boyun ağrısı kola yayılabilir.

Kıkırdağın harabiyeti arttıkça ağrının şiddeti artar ve eklemin fonksiyon kapasitesi de giderek kısıtlanır. Eskiden 1 saat yürüyebilen hasta artık 100 metreden sonra yürüyemez ve bir kaldırımı dahi aşması imkansız hale gelebilir. 

Nedenleri            

Yıllardır yapılan araştırmalara rağmen, hiç kimse osteoartritin nedenleri tam olarak ortaya konmuş değildir. Muhtemelen birçok faktör bu süreci etkiler. Kalıtsal; Birçok kişi anne ve babasında olduğu gibi neredeyse aynı eklemlerinde ileride benzer sorunlarla karşılaşabilir. Örneğin el eklemlerinde görülen “Heberdan Nodozitesi” kalıtsal geçiş konusunda oldukça dikkat çekicidir. Bilim adamları bu ha ve benzer bazı yıpranma hastalarında kollajen üretimi için sorumlu olan gende kalıtsal olarak geçen bir anormallik keşfettiler. Bu kusur kıkırdakta erken bozulmaya neden olabilir Çalışmalar konunun gizemini çözmek amacıyla halen devam etmektedir.

Yaşlanma süreci; Artrozun en sık raslanılan nedeni yaşlılık olarak bilinir. Burada yaşın 50’yi aşmasıyla yükselen osteoartrit grafiği, 70 yaşından sonra neredeyse pik yapar. Risk grubundaki meslekler; Hemen her eklemde yaşlanma ile birlikte sorunlar başlasa da bazı aşınmayı kolaylaştırıcı mesleğe sahip olanlar bu sorunla daha erken yüzleşmek zorunda kalırlar. Sporcular (güreşçi, boks, kayak ve futbol), işçiler, masa başı mahkümları başlıca örnekler olarak gösterilebilir.                            

 Geçirilmiş travmalar; Bu durum çoğu zaman yaşlılık sonucu olurken bazen de bir infeksiyon ya da bir travmayı takiben ortaya çıkar. Daha önce geçirilmiş fakat unutulmuş olan düşme, çarpmalar bu nedenlerin sır gibi saklanmasına yol açar.

Hareketsiz Yaşam; fiziksel hareketsizlik eklemler için zararlı olabilir. Egzersiz eksikliği, zayıflamış kaslar, gerginleşmiş eklem bağlarının artoza davet çıkarması işten bile değildir.

Fazla vücut ağırlığı; eklemler doğal olarak aşırı kilolar altında zorlanırlar. Bu şartlarda yapılacak aşırı yüklenmeler ve yanlışlıkla yapılan ters hareketler eklem ve çevre yapılarının çok erkenden bozulmasına neden olabilir. Bu sorunlar özellikle vücudun ağırlığını taşıyan diz ve kalça gibi eklemlerde belirgindir. Öte yandan yaşlanmayla paralel metabolizmanın yavaşlaması sonucu kiloların tüm bireylerde artma eğilimi olması bu sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Araştırmalar, fazla kilolu insanların yaşlandıkça ağırlık taşıyan kalça ve diz gibi eklemlerinde osteoartrit gelişme olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir.

4)  Osteoartrit teşhisi nasıl konulur?            

Yaşlı insanlarda ağrı ve diğer belirtiler o kadar yaygındır ki neredeyse herkes sorunların bir kireçlenmeden (Osteoartrit) kaynaklandığını söyleyecektir. Ancak, tanıya varmak için hemen her yaşta bazı basamakların çıkılması şarttır.  X-ışınları omurga veya parmaklarda osteoartrite bağlı şekil bozukluklarını kolayca ortaya koymaktadır. Ama bunun öncesinde ayrıntılı bir anamnez alınması ve muayene bu işin olmazsa olmazıdır.
 

MUAYENE
Eğer eklemde şiddetli ağrı, çok ileri deformasyon ve şişlik varsa, romatoid artrit ve benzeri sendromlar daha çok akla gelir. Ama doktorun her hastasına geçmişte geçirdiği herhangi bir hastalık, infeksiyon ya da travma olup olmadığını sorması şarttır.                      
 

HASTANIN SORGULANMASI; Bu amaçla, ağrının yeri, yayılması, nelerle artıp eksildiği, nerelere yayıldığı vs. mutlaka ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır. 
 

İNSPEKSİYON; Muayene sırasında ikinci aşama inspeksiyon’dur. Bu bilgi ve gözleme bağlı işlem sırasında doktor şişme, deformite, kızarıklık, ısı, hassasiyet ve döküntüleri tek tek görmeli ve sonuçları kaydetmelidir. 
 

KAS GÜCÜ TESTLERİ; Eklemleri çevreleyen kaslarda olabilecek zayıflıklar kas gücü testleri yardımıyla araştırmalıdır. Sorun olduğundan şüphelenilen kaslara yapılacak test sonucu 0-5 arasındaki değerler kayıt altına alınır. 
 

EKLEM ÇEVRELERİ VE HAREKET AÇIKLIĞI ÖLÇÜMÜ; Eklem çevresi mezüre ile, parmak çevresi ölçümü özel bir apareyle eklem hareket kapasiteleri de goniometre ile ölçülmeli ve sonuçlar dikkatle kaydedilmelidir. Zira kontrollerde hastalığın gelişimi böylece kolayca izlenebilecektir. 
GYA’LARIN VAS İLE DEĞERLENDİRİLMESİ; Hastanın günlük yaşam aktiviteleri (GYA) karşısında kabiliyeti sorgulanmalıdır. Hatta yaşam kalitesi (YKÖ) de sorgulanmalıdır. Bunun için çeşitli ölçekler geliştirilmişse de en basiti 0’dan 10’a kadar memnuniyeti gösteren visuel anolog skalayla hem ağrı derecesini hem de yaşam kalitesini kayıt altına almak mümkün olabilecektir. 

NÖROLOJİK MUAYENE; Tüm hastalarda his ve refleks muayenesi yapılmalı ve motor kusur olup olmadığı her zaman bakılmalıdır.

Eklemlerinde sorun olduğundan şüphelenilen hastada TANI konulurken önce ayrıntılı bir sorgulama yapılır. Bunu takiben muayeneye geçilir. İnspeksiyonu, eklem muayenesi izler. Nörolojik muayeneyi de tamamladıktan sonra eklemler hakkaında daha ayrıntılı bilgi edinmek için eklem içerisinden sıvı alınması ya da eklemlerin görüntülenmesi gibi işlemlere başvurulur.
 

GÖRÜNTÜLEME 

Eklemlerdeki osteoartrti tanısı için yapılacak görüntülemede genellikle, X-ışınları kulanılmalıdır. CT, MRI daha az sıklıka başvurulan yöntemlerdir. Zira çok kez artrit tanısı için x-ray yöntemleri yeterli sonuç verebilir. Grafilerde rastlanan bulgular çok anlamlıdır.   

-Eklem aralığının daralması; Bu durum kıkırdak kaybından kaynaklanır. Örneğin diz ekleminde medyal bölgede eklem mesafesi birbirine yaklaşmış olabilir. Burada ilk aşama kıkırdak kaybı olup bunun ilerlemesi sonucunda alt tabakada olan subkondral kemik açığa çıkabilir. Bu devredeki görünüm grafilerde görülmez. Sadece makroskopik olarak izlenebilen bu döneme fildişi şeklinde olduğu için “eburnasyon” adı verilir.

-    Marginal skleroz; Eklemin temas yüzeylerinde eklemi koruma refleksinden kaynaklanan osteosit yoğunluğu artar. Bu nedenle grafilerde bu alanlar daha yoğun gözükür.
-    Osteofitoz;  Bu eklemin tutunma alanını arttırmak için ortaya çıkan anlamsız bir çözümdür.  Kısaca bu da eklemi korumak için ortaya çıkan doğal bir gelişmedir. 
-    Subkondral Kemik Kistleri; Bunlar eklemlerde kıkırdak aşınması bölgesinin kemiğe doğru inen tabakasında içi eklem sıvısıyla irtibatta olan ve kemikte lokal zayıflığa yol açan kistler gelişebilir. 
-    Yerel Osteoporoz; Kemiklerde lokal kalsiyum kaybı olabilir.
-    Deformiteler; Eklemde belli bölgelerde şekil bozukluğuna paralel olarak büyümeler olur.  Eklemdeki kemikler arasıbünda olan doğal açı bozulur. Dışa veya içe doğru olan açı artar. (Dizde genu varum deformitesi gibi)

LABORATUVAR TESTLERI

Eklem şişliği hakkında kafaya takılan sorular varsa hekim eklem içindeki sıvıyı almak ve incelemek için ponksiyon yapmalıdır. Sıvının akışkanlığı (viskozite) ve bileşimi test edilir. Şüphe varsa içinde kan ya da infeksiyon olup olmadığının ortaya konması gerekir. Kristal artropatilerde özellkle gut artritlerinin dışlanması için mono-urat kristallerinin aranması gündeme gelebilir.

Eklem sıvısı her zaman rutin yapılan bir inceleme yöntemi değildir. Fakat artrit ile artroz arasındaki ayırıcı tanıda kanda bazı testler bize önemli ipuçları verebilir.  Sedimentasyon, CRP, ANA, RF, ürik asit gibi analizler artrozlarla artritler arasındaki ayırıcı tanıda bize önemli ipuçları verebilir.

Diğer İlgili Makaleler